Drama Teknikleri

JFIF;CREATOR: gd-jpeg v1.0 (using IJG JPEG v62), quality = 82 C    !'"#%%%),($+!$%$C   $$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$" }!1AQa"q2#BR$3br %&'()*456789:CDEFGHIJSTUVWXYZcdefghijstuvwxyz w!1AQaq"2B #3Rbr $4%&'()*56789:CDEFGHIJSTUVWXYZcdefghijstuvwxyz ?62( j5tvX5}* u ZܲU ?80zoWJ/Ң1GYS6Thy*܋C q ?Ql6qj'vL/Ʈ"&*8޳oSңOPSOM]ܒ,AX,Y{E;ݵ%nW*x񨯋F)ItU~w]&'&Z?^#VGK5UDPC}fя_|$fqt*Gݚ=Juq{k1 WN̆X5#95AzVv:svz?fҢ~JSQތC[37NN+ MNUο_3Z0&`OGG&mJ 6SmOڢj;ed?-?Eh)SK_~u%Dem˙SJv$/Ib+N Zhs3D2q5c2ַlFgk pݘccoWOj+ʹAViA*_´H} dV[[ZԖXKi%];'4[;b5 .XV휆}>F?3"ե"犒8vZPudމv~ Ldp_LյV'+swYTgCBQ>c!GO?^o AD vxRKw%c?3g]|@`~ unike_cZh[?LԛqJʠ`bhIҼ>)A vꅾ/&x,vثl9#';Ҭ:t-q# WwV@ɮ+X#(R4]vҹ8赟t1xS:};\ V[+`+hgy?7{xz6[Χ;_P{>jT|?jiu?.xhc񮌯ڧ_r`Wn#.~ΖiFmWMuԭct~Kh 2A9_as >2 ]~+p5cS0zo,$WwAUtC}k?tOݐ@J[kڨj< 9Kf14?JN=قWg5F=6k% 2z֙a,O,9 )Z*5 r}!xPx'{uEv,Pc>>IRO^iFqzϲJ4d )GН"ɬՓ ~yfL1'jsj~ݷb}c\,j?AUĹOi4~-b{*Rz;٬4xc/'~oV43`9|uknOv|Ġ4LU@Y}qU*Oʷw;A o~G0<}G-. EJtdx>@Pp1Abur^|;vb(*P:ż iκR\"E~Q).mw~DV4$8P,j vbHr~ Ƒ4ym$C]%}2;WW}P ,_eEee&5NJtݚ>N'}KyjHz 4??Ҿ-?ZMŊwz ?I3:g~f+_~I,EXIyd$6`=ݬ-@y7:nbЩx>i9"׬"2Qj=n*kO=l-z*%±-J79?JhvM\Ik63?jq}3:_w5"p)k:L7F؊c>+&ٳu'7*ӧҠ8ʸ*GxUr[*x_z_2U_\X²˃uK/o$=QsX֦r\W&C[$d.!ca E8>_MLTJ̢$ǁRL\4rq a)bH^J*7Sxy+aZ/?zqƑE Z;v38>Pi&Uc!Uu#>oKþJ7I#89#=T*.X4?0xE3n-F2~|`}jVd0ۨSB#W%T{=ZҖT[X#ub?x98ߨ";RG,aXg=|z0%۹,$[kc?"?73q=,4A#>vSW&.Nar,A8c$c*UǦ;n}&]5IRZfF4OYjQBұPX >^N"ϒjJT%fI$q$*H^7Ԃ##?ZǞ׶q69 =}@ i,fٰ^ wz?Qp5eK4+ ]TOz.:..&PM(J0ew>4Aj\mcKHDHrG,}M9FdڠTM&cN)-ɴUI%8"OYx& 0 cЁ+GOKb$;…TP_s~ˈLLV_ﱭel;n. }=xU܉0vߵs4ޱg>`GokҡHƤҍFG`}0'k1qoEO̱ܴV3^r%9HBTl__:M֐DJ$ny޹uQH-0*UFD 6G"Ō\!Av֖7)/ۦQr ۑ V`OՕ\VqiA8}H73py j8Ӧd?3gsm;x*JFѣ+2?1կu!>~JB(T]eM)n!=}+j WYj/kuy|>xSs%|335ǨY cxGa,Mlź`}jәΟd2AcdI ^wLfo 'O pkQGԂxz6TkI<,[p4%b]̝lk:}Y?^Ұ$&xؼed? ڵ$ԃHn`~Qb R}-=3ҷQG^vש${5Mm5XP+{au|PM+w OCfn萀e[s*݆Hu]%`"I'p{E c,|m@S 9?#hLi3 J>[iaF{P=ʏ^ݦhNok,udJџLcʢPWKWE 4X)?^'Օq܌Ǩ=Gq־Gݮev%%yIP8qvL敨jFMgq1!ݾ48;A< ]gO5P3s+J*rUy_Jm_37O|C,ce`G9=N6(% *܌nt:elAV5 _I3-6s2P~W᩾T+q\I+Y,onй3tb3rk-99Pγ! w~xẂBTi#U`R_ʨ_c?|#JŰj֣PKYc1d`;OHk?eW׹G:X5{" 5ɒ)&s;G״k6鰻fK|74niArjsBJ;1klULapW{v˨@9Pd.H7~wu#zeKӲ_TՒ,5EwX ¹}^xm.bc`z/,-Ggm%흁U=;k˝=St|-Jm5Mև?1AocWď-ڮ{BQaZm&vvB~R{=+ךWwڏ&.\$V҂9^s8{;IUf r2y<梔5fzYmNxyŧ[_~V{UD?vX^%N{x8YݱHbt2& HƼY.[ЪllǵaVS\3LUϘѤ׻)+6CDz1ε[Ugc0 ҹB8_$^8b'W>LpzW&~IR.r)}}@=)?n(frY +D-s+ 7֩x[K=/տ2&̻ YC׻h?j-B͸xFLƹqὠ )+i{ Wvje3J~zR56GjwY}ɮb[|U:kAuc͑WAخM/kIƿČJTp9; ATg.z(9JY֧YbTzkVwV9hG[N{gFq-0j˼N,<ƚ<|K6e i?07*W IU2āvZ8>Fo @ѻ {~흾-/ewm#~z⼯==ՠϻyW3Fi9鞟|gF>ךكj/ft#e%e\f-<xFX=Y. GjmQ2ִj}2*F?*|:j2J6:/Ahw{n 9?un\τmh$yϯ5"aҺiI6p֏4Lj&8=!g PFIJKiuLG|Ѻ 㓂:hm-#[ч֥ԅܡgx2xgQe:aE* j/5Dq$[*r1\#?xGGq dLXmwtzE~'b\JG<:fi5w]A,25TzT/)(Io}LUob(z|Pr:dvkvLҡ~&p&@ޡ=NՎɚbJpM+g[Aj%y \8~5?K~%Ɏ!JzUSfݥZZr5≠kfGӊG_acdx ww;/kySHF Mq|⾸;Y}r |3Tm7\,e$@;ӄV+ÛiU|S>󙊗ac'IN=X4Vt ?U/_,8'p 3@}FE} 6g ga 9W#@txs^|=F>k-{x*UNKFR>| s+SAeDy2kds!\8Ι\Md]e6}J;TuN,y ̒{F%p.?K+Hmxa$Tb/?kB/PFJwpű`U|I.mjn/cވ\w9)-8arMk-;sqLř //Zggo 7y0ۃkgᗈ%Ey%"e ̊NPmeQϸ;G7W, )0'}E|'&-IJ(8# m=N)WPZmm~ʋʰU?RkCW`O4H{ٛ KD䴌{6nTOH@e{etzU\bWi7['V=c jeooB=8ÅaR\=9ƪ]]I5dxWQ]j5kVy|?h} K?s/8#- ̒C8Mo,`??ݭ^sj+cxrXX .ӊ4*孮9 ::#9Y+0K˘m8y[`?^ɯI-HdϨUЏ]};Q_Yay)w;"qUr}T`žSWXqm+̧2DD kLg@;x@I)ԣoE^j3H7u1>U٢qK>%QyHKhe&YYrj$HPz(#5I~STXs~! k`V`S;^Rl֬+z6'̱#?A^5I,p ٥tjy#p= a1*OiAA!ys^sv && ;UFxן)Uzz"ѡ/ RH0Ȯ7[8u9eUmmH!7uw k8)VGg֪ɣxݹmߕqcp)PslB1fr..ev,rX=}];tC#kҷSjuVoqvT)"d秵x,l]+0ӯwT.פf|57t}{P,my2Glw >{>"~Q |G$ko(д Fn/卥 &;W?HB^e)IBRo 6&zȤ|3ezsWEpByEbj #@:m\(*{\ѕz<#q=i6 Sŗ@jG\poLZ|0~x-6~k:rnvFM?&K':Ûe+6wi6_6=k߾!\_W |h+<)o՟UtժY)FW2}PZIU#mE{Eͣ|B0'^}6V+EE(ˤmV^vt#<E>~#el~})8z;՘XExWO_ ֝^_Upu)OQҥ.172эW($9jQahF{O滇Y=t_B?ϫJ(msђ9KƆd`~PaWU866Ϋ QXcUI>{9O u Mz7@qh:Hj?lΤm+ry ~ EyLZ%Ǣ.>UGE݅O NdwnK#gթ+(4c_浮o Z[NViܹ8Ɠ]ѽt8ِV O37x%Q^"X ugDrama Teknikleri

 

Düşünce İzleme (Thought Tracking)

Bir karakterin aklından geçen ve duyamadığımız, düşünceleri açığa vurulur. Bir kümedeki katılımcılar canlandırmalarını yaparken bir pozisyonda donarlar. Öğret­men/lider o kişilere düşünce ve duygularını yüksek sesle ve birkaç tümceyle an­latmaları için soru sorar. Bu her bireyin omzuna hafifçe dokunma ya da onların başının üstünde mukavvadan yapılmış bir düşünce balonu tutmayla olur. Seçenek olarak düşünce izleme, sınıfın bir üyesinin sınıf içindeki bir karakterin duygularını ve düşüncelerini yüksek sesle söylemesi biçiminde de olabilir. Bu teknik, kolaylık­la “Donuk İmge” tekniğiyle birleştirilebilir. Aynı oranda doğaçlama için yararlı bir belirtidir.

Forum Tiyatro (Forum Theatre)

Forum tiyatro, bir tiyatro türü olmakla birlikte toplumsal konuları ele alması ve de­ğişik yaklaşım ve çözümler üretmeye olanak sağlaması, izleyen ve izleneni oyuna katması nedeniyle eğitimde drama çalışmalarında bir teknik olarak da kullanılmak­tadır. Kendi başına bir drama tekniği değildir.

Bir oyun bölümü ya da doğaçlama, küçük bir küme tarafından oynanırken oyunun herhangi bir yerinde oyuncuların ya da izleyicilerin oyunu durdurup (don­durup) oyunun gidişine müdahale etmeleridir. Rol alabilirler, rol kişilerini sorgula­yabilirler, oynanan oyunun seyrini değiştirebilirler. Bu bağlamda sorunun nasıl çö­züleceğine ilişkin yanıtlar aranır. Yalnızca oyuncular sorumlu değil, aynı zamanda gözlemciler (izleyiciler) de sorumludur. Çünkü onlar da oyunun yönünü etkileye­ceklerdir. Böylece katılımcıların ya da gözlemcilerin dramayı kurallı biçimde etki­lemelerine izin verilmiş olur. Dramada yeni denemeler için bir çeşit deney ortamı gibidir. Sürecin değerlendirilmesi için çok uygun bir tekniktir.

Bu tekniğe Augusto Boal öncülük etmiştir. Oyun ya da sahne, genellikle çeşit­li baskı ya da bunalımları kısaca tanımlar ve iki defa gösterilir. İkinci oyun sırasın­da izleyicilerden herhangi biri “dur” diye bağırır. İleriye doğru adımını atar ve zor­daki karakterin yerini alır. Değişik bir sonucu sağlamak için durumların nasıl de­ğiştirilebileceğini gösterilir. Çeşitli seçenekler, çözümsüzlük içindeki karakterin ye­rini alacak değişik izleyiciler tarafından gerçekleştirilebilir. Diğer oyuncular kendi yanıtlarını doğaçlamak için rollerinde kalırlar. Oyuncularla seyirciler arasındaki ile­tişimi sağlamak için bir “yönetici” gereklidir (http://www.dramaresource.com/ re-sources/techniques).

Forum tiyatronun kurgu ve işleyişini özetleyerek sıralamak gerekirse şunlar söylenebilir:

– Kahraman (protagonist) ve karşıt/ları (antagonist) için bir sahne oluşturulur.
– Her karakterin tutumu/ ideolojisi açıkça gösterilir.
– Kahraman tarafından yapılan ciddi bir hata/ başarısızlık kurgulanır.
– Karakterler eylemde bulunmalı, yalnızca konuşmamalıdırlar.
– Oyuncular dünyanın belli bir görüşünü yansıtırlar.
– İzleyicilerden biri, “dur” diyerek kahramanın yerini alır ve sahnenin kendi belirlediği yerden yeniden başlamasını sağlar.
– Diğer oyuncular baskıya devam etmeye çalışırlar.
– İzleyici (spektatör) kurgulanan oyundan ayrılabilir ve bir başkası onun yeri­ni alabilir.
– Daha sonraki aşamalarda, seyirciler yeniden “dur” diyerek oyuna farklı bir yön verebilirler.
– Eğer kahraman (protagonist) kazanırsa başka bir karşıt (antagonist) izleyi­ciyle değiştirilebilir.
– Çalışmada tartışmanın devamını ve sihirli bir çözümün bulunmamasını amaç­layan bir yönetici olması çok önemlidir .(Davis’ten akt. Akar; 1998)

Fotoğraf Anı – Tablo

Fotoğraf anı ve tablo çalışmaları birbirine çok benzemektedir. Ancak, değişik ça­lışmalara uyarlanma olanağı vardır. Örneğin, kümedekilerden bazılarına bir fotoğ­raf oluşturmaları istenir. Daha sonra, diğer katılımcılardan buna katkıda bulunma­sı istenebilir. Bu bir savaşa ilişkin anıt olabilir. Kümedekiler fotoğrafı oluşturmaya başlarken başlangıç anı belirlenir, daha sonra diğerleri buna katkıda bulunmaya başlarlar. Bu çalışmanın başlangıcında sessizlik ve konuya yoğunlaşma çok önem­lidir. Fotoğrafa birkaç kişi başlar, daha sonra sınıfın tümü katılarak genel bir fotoğ­raf oluşturulur. Tablo oluştururken katılımcının yerini tam olarak koruyabilmesi için herkesin hızla hareket etmesi gereklidir. Bu nedenle herkesin aldığı biçimi ak­lında tutması önemlidir. Böylece öğretmen eylemsiz kalanlara şans vererek beden­lerini rahatlatmalarını sağlayabilir. Fotoğraf tamamlandığında, çözülmeden önce öğrencilerin yüz ifadeleri vb. içeren ayrıntıları da iyice tabloya yansıtmaları istenir. Bu düşünceler farklı biçimlerde genişletilebilir.
Ayrıca doğaçlamalar yapılırken kümelerden fotoğraf yapası istenebilir. Rolleri açıkça belirlemek için, herkesin rol için belirlediği durumu alması istenir, daha sonra sınıftakilerden bunların kim olduğu, ne iş yaptıkları gibi konuları betimleme­leri istenir. Böylece, canlı biçimde fotoğrafın yapılmasına karar verilmiş olur.

Fotoğraf oluşturulunca bir mermer ya da taş blok olarak heykel oluşturma aşa­masına geçilebilir. Bunun için, öğrencilerin birbirine yakın durması ve heykelin doğal bir parçası olmaları gereklidir. Müzik eşliğinde heykel tamamlanıp tam bir ifade verilince heykel çözülür. Müzik için ilk basamaklarda vurmalı çalgılar kulla­nılabilir. Böylece hareketlerin her aşaması kolayca kontrol edilebilir. Hareketler ta­mamlanınca öğretmen geriye doğru sayarak artık heykeli tamamlama süresinin dolduğunu belirtir.

Gerçek An (Moment of Truth)
Grubun drama için bir son sahneyi tasarlamasını gerektiren tekniktir. Gruptakiler sonuç sahnesi için bir “odak noktası” yaratmak zorundadırlar .(O’Neill ve Lambert, 1984; Neelands, 1990; Somers, 1994 )

Geriye Dönüş (Flash Back)

Drama sürecinde, rol kişi ya da kişileri saniyeler, dakikalar, günler ya da yıllar ön­ce olan olayları canlandırır. Bu süreç karakterlerin geçmişlerini, odaklandıkları ya da içinde bulundukları durumu görmelerini sağlar. Aynı zamanda bugünle de bağ­lantı kurmaya yardımcı olur. “Dramatik geçmiş ve şimdi” kavramları arasındaki iliş­ki, oyun ya da doğaçlama devam ederken geçmişte yaşanmış olan sahneler, arala­ra serpiştirilerek pekiştirilebilir. Bir karakterin geçmişinde yaşanmış önemli bir sah­ne “Donuk İmge” ile ya da sahnenin değişik yerinde canlandırılabilir. Sözlü ya da sözsüz doğaçlama olarak gerçekleştirmek olasıdır.

İç Ses/Kafa Sesi (Inner Voice)

Drama çalışmasında karakterlerin karşılaştığı bir sorunun karmaşık yönlerini ay­dınlatmak için bu teknik kullanabilir. Söz gelimi aralarında çatışma durumu olan iki karakter seçilir. Kümedekilerden iki kişi daha seçilir. Seçilen kişiler çatışan ki­şilerin iç sesi (kafa sesi) olurlar. O karakterin, sanki sesli olarak düşünüyormuş gi­bi çatışan düşüncelerini dile getirilirler ya da ahlaki ve siyasi tercihlere dayalı ola­rak karaktere önerilerde bulunabilirler. Öneriler, daha önceki süreçle ilişkili olma­lıdır. İç ses, sahibinin sesi gibi de düşünülebilir.

Bu teknikte karakterler, karşılaşılan sorunların ayrımına daha fazla varırken di­ğerleri duruma karakterle birlikte girerek düşüncelerini belirtip gerilimi artırıp azaltabilirler.

Küçük Kümelerle Doğaçlama (Small Grup Improvisation)

Genel katılımcı kümesi, küçük alt kümelere bölünerek ana temayla bağıntılı çalış­malar yapar ve yaptıklarını birleştirilerek bütünü oluşturur. Küçük kümeler halin­de herhangi bir olaya ilişkin değişik bakış açılarını yansıtmak için doğaçlamaların planlanması, hazırlanıp sunulmasına dayalı bir tekniktir.

Doğaçlamalar yaşantı ya da duruma ilişkin bireylerin var olan birikimlerini yan­sıtmalarını sağlar. Düşüncelerin belli biçimde düzenlenmesi, içeriğin seçilmesi, ka­rakterlerin belirlenmesi, olay ve diyalogların oluşturulması, eylemde bulunabilme becerilerinin geliştirilmesi ve canlandırmada güvenin sağlanması önemlidir. (So­mers, 1994)

Mektuplar (Letters)

Var olan dramaya yeni bir düşünce, odak ya da gerilim katmak amacıyla kümenin tümüne ya da alt kümelere öğretmen tarafından mektup verilir. Önceden hazırla­nan bu mektup etkinliğin seyrini değiştirebileceği gibi, ikilem durumunda katılım­cıların karar vermelerine yardımcı olabilir. “Rol İçinde Yazma” tekniği içindeki yer alabilen mektup yazma etkinliğiyle karıştırılmamalıdır.

Oyunlaştırma (Dramatizasyon)

Oyunlaştırma (Dramatizasyon) tekniğinde metne bağlı oyunlaştırma esastır. Konu­nun, metnin seçimi, rollerin dağıtımı daha çok öğretmen/ lider tarafından yapılır. Söz gelimi öğretmen/lider katılımcılara roman, öykü, şiir gibi yazın türlerinden bi­rinin tümü ya da bir bölümünün metnini okur ya da anlatır. Ardından rolleri dağı­tır ve çocuklardan, öyküyü canlandırmalarını ister. Bu tür canlandırmalarda tiyat­roya benzer bir çalışma süreci izlenir. Oyunlaştırma (Dramatizasyon) tekniğinde, öykünün çocuklara yönelik olması, sahne ve giysilerin öyküde anlatılan gerçek ha­vayı yansıtıcı, karakterlerin ise ilginç olmasına özen gösterilmelidir. Öğretmen dramatizasyon etkinliklerinde daha çok süreci kenardan yönetir, rol almaz. Katılımcı­lar öğretmen tarafından verilen rollere bağlı kalarak beden dili ya da sözel olarak canlandırmalar yapar, kendilerine verilen metinde bulunan karakterleri canlandı­rırlar (Adıgüzel, 2006).

Öğretmenin Rol Alması (Teacher İn Role)

Dramatik kurguyu biçimlendirmek için çok önemli bir tekniktir. Drama çalışmala­rında öğrencilerle birlikte öğretmenin de rol alması anlamına gelir. Bunun için bü­yük sanatçılık becerilerine sahip olmak gerekmez. Öğretmenlerden beklenen ço­cuklardan en iyi tepkiyi alabilmek için onları eyleme geçirebilme gücüne sahip ol­maktır. Özellikle çocuklardan rol içinde yardım ve öneri isteyen birinin rolüne öğ­retmenin girmesi durumunda önemli kazanımlar elde edilebilir. Öğretmen aynı za­manda drama lideri olabilir, akran olabilir ya da dersin gelişimi için yararlı herhan­gi bir rolü oynayabilir. Öğretmen çocuklardan soru sormalarını isteyebilir. Oyunun gelişimine göre onları özel bir kümenin üyesi rolüne sokabilir ve onları cesaretlendirebilir. Eğitimde dramanın özünü çatışmalar oluşturur. Öğretmenin role girmesi tekniğinde önemli olan bu ikilemleri ve çatışma anlarını zenginleştirmektir. Öğret­menin role girdiğini ya da rolden çıktığını göstermek için bir kostüm giymesi ya da elinde bir şey tutması vb. bir belirteç kullanması gerekir.

Heathcote, dramaya yeni başlayan kümelerde, öğretmenin role girmesinin iyi bir teknik olduğunu savunmaktadır. Öğretmenin role girmesi öncelikle rolü tanım­lama, çalışmayı düzenleme, amaçlar doğrultusunda yaratılan dramatik durumun, amacın dışına çıkmasını önleme ve kümeyi elde tutmada geniş kapsamlı kullanım olanağı sunmaktadır (O’Neill ve Lambert, 1984; Neelands, 1990).

Geoff Gillham’a göre (1998), öğretmenin role girmesinin öğrenci ve öğretmen açısından birçok yararı vardır.

Öğrenci için yararları

Öğrenciler, sorumluluk alma, karar verme ve liderlik becerilerini sınama olanağı bulurlar.
Rolde olmanın verdiği güvenle, tutumları ve bakış açılarını rahatça ifade ederler.
Hem öğretmen hem öğrenci rolde olduğu için öğrencinin güvenle, öğretme­ne karşı çıkma heyecanını yaşama olanağı bulabilir.

Öğretmen için yararları

Öğretmen, çocuklarla birlikte drama içinde yer aldığında, neler olup bittiği­ni onlarla beraber görme olanağı bulur,
Çalışmanın içinde etkin olabildiği için gerilimi kontrol edebilir,
Drama içinde çocukların iletişime geçmeleri, görüş birliğine varmaları için cesaretlendirici ve destekleyici olarak çocuklara daha fazla yardımcı olabilir.

Bu teknik, öğrencileri dramanın içine çekmek, sahne düzenini kurmak, tanım­lama ve rol için alıştırmalar yapmak, diğer taraftan kümenin rahatlığını sağlamak amacıyla kullanılır. İçe kapanıklığı, utangaçlığı ve topluluk önünde olma korkusu­nu giderir (Akar, 2000; Gillham, 1998; Akt; Polislini, 1994).

Özel Mülkiyet – Bitmemiş Nesneler (Private Property – Unfinished Materials)

Drama çalışmalarında özel mülkiyetle, yarım bırakılmış nesnelerin kullanımı aynı sonuca yöneliktir. Özel mülkiyette bir karakter; nesneler, mektuplar, raporlar, kos­tümler, oyuncaklar, kimlik belgeleri vb. özenle seçilmiş kişisel nesneler yardımıy­la tanıtılır. Bu kişisel nesne ya da nesnelerden elde edilen bilgiler sayesinde karak­terin alt metnini oluşturacak tartışmalar yaratılır.

Yarım bırakılmış nesnede ise katılımcılara tamamlanmamış yazı, resim ya da şe­ma sunulur. Onların görevi duruma ya da kişiye yönelik bilgileri kurgusal olarak tamamlayarak canlandırmaktır (O’Neill ve Lambert, 1984; Neelands, 1990; So­mers,1994).

Ritüeller- Seremoniler (Ritual-Ceremony)

Ritüelde pratik bir amaç güdülür. Bu amacı gerçekleştirmek için,yaşamın taklidi yapılır.Yaşamdaki işler, ya önceden onları etkilemek için ya da sonradan onları paylaşmak amacıyla canlandırılır.
Ritüelde toplu hareket ve toplu eylem ön plandadır. Ritüelin konusu tekdüze ve bilinendir.Ritüelde yaşam duygusu içgüdüsel olarak paylaşılır.
Bu teknikte,drama içinde öğrenciler, yıl dönümleri , inanç ve değer sistemlerine uygun olarak ritüel (tören-ayin) ve seremoniler düzenlerler. (O’Neill ve Lambert; 1984, Neelands 1990,Somers 1994)

Rol İçinde Yazma (Writing İn Role)

Çocukların/katılımcıların, ele alınan içerik doğrultusunda ve canlandırılan roldeki kişinin ağzından rapor, mektup, kartpostal, çağrı yazısı, mahkeme karar yazısı, toplantı duyurusu vb. yazmalarıdır. Sürmekte olan etkinliğe yön vermek, gerilimi arttırmak ya da yeni bir düşünceyi devreye sokmak üzere öğretmen tarafından gönderilir. Bunu ayrı ayrı yapabilecekleri gibi, ikili, üçlü kümeler hâlinde ortakla­şa da yapabilmektedirler. Çocukların okuma-yazma becerilerini geliştirmelerine el­verişli, etkili ve yaygın bir tekniktir.

Rol Kartları

Rol kartları, oynanacak olan rol kişilerini ve kişilerin içinde bulunduğu koşullar hakkındaki ayrıntılı bilginin iletilmesini sağlar. Bunlar eğitimcinin bir dizi değişik rolü birden tanıtmak için süre kazanmak istediği durumlarda yararlı olabilir. Ayrı­ca, eğitimcinin, çocukların kendi rollerinden başkasının ayrıntılarını bilmesini iste­mediği durumlarda kullanılır. Bu nedenle öğretmenin hazırladığı kartların, kulla­nılmadan önce katılımcılar tarafından görülmemelerine dikkat edilmesidir. Ortak tüm bilgilerin her iki kartta da bulunması gerekir. Kartların yararlı olabilmesi için temel doğaçlama becerilerine sahip olmak gerekir. Doğaçlama belli bir sona gide­bilir ya da sorun oluştuğunda, öğretmen/lider tarafından durdurulup karakterin ro­lü sorgulaması sağlanabilir. Bu çalışmalar bazı sahnelerin yeniden ele alınarak ge­nişletilmesini de sağlar.(Somers; 1998, Akt., Akar; 2000, )

Kartlar doğaçlama için gerekli ipuçlarını verir. Kartın içeriği çocuklara, doğaç­lamaya başlamadan önce gerekli bilgiyi sağlamalıdır. Çocuklardan da kanlardaki bu bilgileri özümsemeleri istenir. Rol kartları doğaçlamalar sırasında her an başvu­rulan bilgi kaynağı olmaktan öte, gerektiğinde yararlanılan kaynaklar olmalıdır. Ayrıca, öğrencilerin sıkılmalarını ve çalışmanın amacından uzaklaşmasını önlemek için her kart aynı çalışma kümesinde bir kez kullanılmalıdır.

Bilinç Koridoru
Bir karakterin yaşamındaki bir ikilem olduğunda ya da bir seçim yapması gerektiğinde kullanılabilen bir tekniktir. Önce öğrenciler , birer duvar gibi karşılıklı dizilerek bir koridor oluştururlar. Karakter öğrencilerin oluşturduğu koridorda yavaş yavaş ilerlerken, öğrencilerin her biri farklı düşünce ve duyguları yansıtan birer cümle söyleyerek karakterin vicdanının sesi olurlar. Burada her öğrencinin farklı öneriler sunma olasılığı vardır. Karakter koridorda ilerlerken,seslerin şiddeti artar hatta giderek yükselir. Bu süreçte , koridor boyunca önerilen düşünceler ve duygusal uyarımlar karakterin bir karara varmasına yardımcı olmaktadır. (O’Neill ve Lambert, 1984, Neelands,1990)

• Geriye Dönüş
Oluşturulan dramada şimdiki durum ve geçmiş arasındaki ilişki, “geriyedönüş” sahneleri gösterilerek pekiştirilir ya da karakter geçmişin can alıcı görüntüleriyle karşılaştırılır. (O’Neill ve Lambert, 1984,Neelands, 1990)

• Forum Tiyatrosu
Bu teknikte oyunun gidiş doğrultusu, katılımcıların oyunu izlerken değiştirmelerine olanak sağlamaktadır.

• Dedikodu Halkası
Karakterin davranışları, topluluğun içinde söylenti ve dedikodunun yayılması şeklinde yorumlanır. Halkanın etrafında söylentiler yayılırken, abartılı hale getirilerek çarpıklaştırılır. Dramanın daha ileri aşamaları için gerginlik ve çelişkileri belirlemede faydalı bir tekniktir. (O’Neill ve Lambert, 1984, Neelands, 1990)

• Toplantı Düzenleme
Drama içinde kimi olayları kontrol etmek ya da yönlendirmek içinkullanılan etkin bir tekniktir. Grup çalışmalarında yeni bir odak yaratmak amacıyla da kullanılır. Katılımcıların , konuşma becerilerininde açığa çıkması ve gelişmesi için olanak yaratır. (O’Neill ve Lambert,1984, Neelands, 1990)

• Görüşmeler – Sorgular
Karakterler değerleri, inançları hakkında daha fazla bilgi elde etmek amacıyla gazeteciler ya da otorite bir kişi tarafından sorgulanırlar .(O’Neill ve Lambert, 1984, Neelands, 1990)

• Gerçek An
Grubun drama için bir son sahneyi tasarlamasını gerektiren tekniktir.Gruptakiler sonuç sahnesi için bir “odak noktası” yaratmak zorundadırlar. (O’Neill ve Lambert, 1984, Neelands, 1990)

• Özel Mülkiyet
Bir karakter, nesneler, mektuplar, kostümler, oyuncaklar, kimlik belgeleri vb. dikkatle seçilmiş kişisel eşyalar yardımıyla tanıtılır.Bu nesneler aracılığıyla toplanan verilerle kurulan ilişki karakter hakkında önemli ipuçları verebilmektedir. (O’Neill ve Lambert, 1984,Neelands, 1990)

• Aradaki Boşluk
Öğrenciler, karakterleri birbirlerine olan yakınlık derecelerin igözönünde bulundurarak mesafelendirip düzenlerler (Ne kadar yakın? Nekadar uzak? Kim Kime yakın?…). Ayrıca zaman içinde bu boşluğun değişimini göz önünde bulundurabilirler. Diğer taraftan öğrenciler bu mesafeyi isimlendirebilirler. (Örn:güç, korku, ihanet, gelenek…vb)(O’Neill ve Lambert, 1984, Neelands, 1990)

• Bölünmüş Ekran
Öğrenciler farklı zamanlarda ve farklı yerlerde gerçekleşen iki veya daha fazla sahne planlarlar, daha sonra filmlerde olduğu gibi bu ikisahnenin arasındaki olayları, ileri ya da geri gitme biçiminde çalışırlar. Bu iki sahnenin kurgusu, bağlantıları, karşılıklıilişkileri çok dikkatli bir şekilde hazırlanmalıdır. (O’Neill veLambert, 1984, Neelands, 1990)

• Yarım Kalmış Materyaller
Gruba tamamlanmamış yazı, resim veya şema sunulur. Onların görevi bunu tamamlamak veya bitmemesine sebep olan problemi çözmektir. (O’Neill veLambert, 1984, Neelands, 1990)

• Telefon Görüşmeleri
Dinleyiciler bir telefon görüşmesinde sadece bir tarafı ya da iki tarafı da dinlerler. Öğretmen bu konuşmaları dramaya yeni bir bilgi eklemek, hikayeyi geliştirmek için kullanabilir. (O’Neill ve Lambert,1984, Neelands, 1990)

Donma/Hareketsiz Görüntü
Bu teknikte gruptakiler, bir anı, bir düşünceyi, bir konuyu veya bir resmi dondurmak için kendi vücutlarını kullanarak hareketsiz bir görüntü ortaya çıkarırlar. Görüntülerdeki önemli anları, düşüncelerdeki odak noktalarını vurgulamak basit gibi gözükse de aslında etkili bir tekniktir.

● Sıcak Sandalye 
Sıcak sandalye tekniği, bir karakterle veya içinde bulunduğu role iyi konsantre olmuş biriyle röportaj yapmaktır. Gruptakiler ve öğretmen sorular yöneltir. Bu durum, doğaçlama yoluyla yapılan hareketin durdurulması ve karakterlerin olduğu yerden alınıp, soru soracaklarla karşı karşıya gelmek için ‘sıcak sandalye’ ye oturtulmasıyla başlar.Karakterlerin ve rollerin anlaşılmasına destek olmakla beraber motivasyonun da önemini anlamak için bu teknik kullanılabilmektedir.

● Liderin Gruba Katılması 
Drama liderinin, drama içinde rol alması kullanılan teknikler arasında yer almaktadır. Bu durum, gruptakilerin dramadaki yaşantıya olan ilgisini ve aktifliklerini arttırır, sıradan düşünmelerini engelleyerek daha fazla yaratıcı olmalarını sağlar, grup olarak rolleriyle etkileşime girebilecekleri öyküler oluştururlar. Bu tekniği drama lideri amacına uygun, planlı uygulamalıdır. Öğretmenlik derecesini azaltarak, liderlik statüsünden biraz ayrılmalıdır.

• Tüm Grupla Drama
Bütün katılımcılar ve öğretmen (lider) aynı anda dramanın içinde yer alırlar. (O’Neill ve Lambert, 1984, Neelands, 1990)

• Rol Kartları
Bu teknikte drama lideri, katılımcıların oynayacağı rol ve konu ile ilgili
ayrıntılı bilgilerin bulunduğu kartlar dağıtır.

● Doğaçlama
Bu süreçte bireysel ve grupsal yaratıcılığın ön plana çıktığı, daha az kesin olarak belirlenmiş bir süreçte saptanan bir konu yada temadan çıkılır yada saptanan hedefe doğru belli aşamalarda yol alınır.
Doğaçlamalar üç grupta toplanabilir. Bunlar kişilik çatışmalarıyla ilgili doğaçlamalar, kişiliklerdeki karşıtlıklarla ilgili doğaçlamalar ve bireysel doğaçlamalardır.

Yandex.Metrica